TASARIM arşivleri | BOAT International Türkiye http://www.boatinternational.com.tr/category/tasarim/ Lüks yatlar ve yat yaşam tarzı rehberi Sat, 25 Jun 2022 10:06:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.1.3 http://www.boatinternational.com.tr/wp-content/uploads/2017/02/favico-150x150.png TASARIM arşivleri | BOAT International Türkiye http://www.boatinternational.com.tr/category/tasarim/ 32 32 İşlevsel tasarımıyla Aluna 87 http://www.boatinternational.com.tr/islevsel-tasarimiyla-aluna-87/ Sat, 25 Jun 2022 10:06:03 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7188 FDC Yachts’ın Red Yacht Design iş birliğinde ortaya koyduğu Aluna serisinin ilk modeli olan 26 metre boyundaki Aluna 87’nin üretimine başlandı. Yatın 2023 yaz aylarında suyla buluşturulması planlanıyor. Dış ve iç tasarımını Red Yacht Design ekibinin üstlendiği yatın detay ve gövde mühendisliğinde, Notilus Engineering ve FDC Yachts’ın imzası bulunuyor. Hibrit olma özelliğiyle ön plana çıkan […]

The post İşlevsel tasarımıyla Aluna 87 appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
FDC Yachts’ın Red Yacht Design iş birliğinde ortaya koyduğu Aluna serisinin ilk modeli olan 26 metre boyundaki Aluna 87’nin üretimine başlandı. Yatın 2023 yaz aylarında suyla buluşturulması planlanıyor.

Dış ve iç tasarımını Red Yacht Design ekibinin üstlendiği yatın detay ve gövde mühendisliğinde, Notilus Engineering ve FDC Yachts’ın imzası bulunuyor. Hibrit olma özelliğiyle ön plana çıkan bu model ana güvertesindeki depolama alanlarıyla da bir destek teknesi görevi görebilecek. 12 metre uzunluğa kadar bir tender taşıyabilecek olmasıysa bu modelin alametifarikalarından. 

Yatın geniş güverte yapısı dört kişilik bir helikopterin yolcu alıp bırakması için de uygun yapıda. Sekiz konuk kapasiteli yat sahip olduğu bu özellikleriyle çok işlevsel olacağa benziyor. Genişliğinin 7,45 metre olacağı söylenen yat çelik gövde ve alüminyum üstbinadan üretiliyor. Her biri 1000 hp güçteki ikiz CAT motorlarla performansını 15 knot’a çıkarabilecek olan Aluna 87’nin menzili 1500 deniz mili. Teknede 16 bin litre yakıt, 3 bin 400 litre de temiz su kapasitesi bulunacak. fdcyachts.com

The post İşlevsel tasarımıyla Aluna 87 appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Cupra Çağı http://www.boatinternational.com.tr/cupra-cagi/ Sun, 19 Jun 2022 10:33:19 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7176 İspanyol üretici Seat’ın hızlı çocuğu Cupra, 2018 yılı itibarıyla kendi ayakları üstünde durmayı geçip, koşmaya doğru ilk adımlarını atmıştı. Biz de markanın yakın gelecekteki elektrikli yeniliklerini, güncel modellerini keşfetmek üzere önce Casa Seat’a ardından da Terramar’a gittik. Yazı Volkan Demirkuşak  Öncelikle yazıya Seat’ın artık çok daha ekonomik, sakin bir marka olarak kalacağını söyleyerek başlayayım. Bunu markanın […]

The post Cupra Çağı appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
İspanyol üretici Seat’ın hızlı çocuğu Cupra, 2018 yılı itibarıyla kendi ayakları üstünde durmayı geçip, koşmaya doğru ilk adımlarını atmıştı. Biz de markanın yakın gelecekteki elektrikli yeniliklerini, güncel modellerini keşfetmek üzere önce Casa Seat’a ardından da Terramar’a gittik. Yazı Volkan Demirkuşak 

address 

Formentor’un yakalamış olduğu başarının üstüne konumlandırılan ve Audi izleri taşıyan modellerden Terramar, Audi’nin Macaristan fabrikasında üretilecek. Markanın ilk kurulduğu yer olan Terramar’dan adını alan otomobil yine markanın ilk elektrikli SUV’u olacak. Tam elektriklinin haricinde Plug-In hibrit versiyon da 100 km’ye kadar elektrikli yol katedebilecek, uzunluğuysa Formentor’dan biraz daha fazla yaklaşık 4.5 metre. 2019’daki konsepte sadık kalınarak tasarlanan Tavascan lansmanda gösterilen ikinci modeldi. 2024’te piyasaya sunulması beklenen Tavascan da Extreme E Concept’ten de izler var. Markanın model şovunun son hanesinde şehirli otomobil felsefesiyle yola çıkan ve VW MEB Small platformudan yükselen UrbanRebel var. 4.03 metrelik uzunluğuyla tam bir şehirli olan UrbanRebel, iç mekanıyla da çok çarpıcı. Bolca geri dönüştürülmüş materyalin kullanıldığı modelde 226 HP’lik elektrikli motor 6.9 saniyelik bir 0-100 km/s hızlanma sağlayacak. Cupra’nın yeni modelleriyle birlikte çizdiği yolda yanına aldığı isimler de genç, Ballon dOr ve Fifa En İyi Futbolcu ödülünü alan Alexis Putellas da bizimleydi.

Seat ile Cupra’yı ayıran farklara tekrar dokunacak olursak, marka müşteri arasındaki yaş farkı 10’u çoktan aşmış. Lansmanın üçüncü günü bizler için de eğlence günüydü, şu ana kadar kullandığım en hızlı Cupra olan Formentor VZ5 ile pistin tozunu aldık. 2.5 litrelik 5 silindirlik tanıdık motor, 4.2 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasının yanında müthiş bir yol tutuş da sunuyor. 375 mm’lik Dev kaliperler onu durdurmakla görevliyken, ,4 tekerlekten çekişli aktarma ve sıkı direksiyon iyi bir sürüşün garantisi. Çok fazla tur atma şansı bulmasak da 3 tur ağzımda güzel bir tat bıraktı. Bir dip not da Katalunya’nın merkezi Barselona’daki Casa Seat’a, markanın tasarım, sanat, hobi ve çalışma ofisi konumunda ayrıca tüm yenilikler de orada sergileniyor, şehri gezme fırsatınız olursa bir kahve içmeye oturun derim.

The post Cupra Çağı appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Yat dünyasında neler oluyor? http://www.boatinternational.com.tr/yat-dunyasinda-neler-oluyor/ Fri, 29 Apr 2022 13:56:56 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7160 Özellikle pandeminin yarattığı güvenli tatil algısı, teknelere olan ilgiyi iyice artırdı. Talebin karşılanması güçleştikçe, kaliteli ve zamanında üretim başrole geçti. Peki içinden geçtiğimiz süreçte yat dünyasında ne gibi yenilikler öne çıktı? Yat tasarımcısı Tanju Kalaycıoğlu kaleme aldı Pandeminin başladığı yıl olan 2020’nin yazında teknelere ilginin artacağını Boat International Türkiye ile yaptığımız ilk söyleşide belirtmiştim. Dünyadaki […]

The post Yat dünyasında neler oluyor? appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Özellikle pandeminin yarattığı güvenli tatil algısı, teknelere olan ilgiyi iyice artırdı. Talebin karşılanması güçleştikçe, kaliteli ve zamanında üretim başrole geçti. Peki içinden geçtiğimiz süreçte yat dünyasında ne gibi yenilikler öne çıktı? Yat tasarımcısı Tanju Kalaycıoğlu kaleme aldı

Pandeminin başladığı yıl olan 2020’nin yazında teknelere ilginin artacağını Boat International Türkiye ile yaptığımız ilk söyleşide belirtmiştim. Dünyadaki birçok çelişkili gelişme, arz-talep dengesini bozdu. Teknelere olan talep, kalabalık tatil köylerine göre daha güvenli tatil algısı üzerine arttı. Batılı ülkeler salgında durağanlaşan ekonomileri hareketlendirmek için para musluklarını açtılar, talep daha da arttı. Buna karşılık üretim zincirleri önce el freni çekmiş gibi duran, sonra birden sonuna kadar gaza basılan bir talebi karşılayamadı. Siparişler yığılmaya başladı. Bütün dünyada çok çeşitli sebeplerden hammadde, enerji, ürün ve nakliye sıkıntıları, üreticileri bu kez başka bir sınava çekti. Artık beceri pazarlamada değil, zamanında ve kalitesinde üretim yapabilmekte.

Yat üretimindeki güncel durumu çok kısa özetleyen bu girizgahtan sonra yat tasarımında nasıl yenilikler olduğuna değinmek istiyorum. Bir kere daha küçük boylarda kıçtan takma motor kullanımı çok yaygınlaştı. Özellikle ABD’de 2’li 3’lü (hatta 4’lü) uygulamalar kamaralı motoryatlarda çok sık görülür oldu. Bunun birkaç nedeni var: Kıçtan takma teknolojisi çok ilerledi, güçler arttı, ağırlıklar ve ebatlar küçüldü, sessizleşti, en önemlisi de güvenilirlikleri arttı. Ancak ABD maliyetleri Avrupa’ya ve bize göre farklı olduğu için bence bizde daha küçük teknelerde (12 m altı) ama kamaralı olanlarda da kullanılacaklar. Küçük motorlu kamaralı katamaran uygulamaları da yapılmaya başlandı. Bu arada RIB (Rigid Inflatable Boat) dediğimiz sert karinalı şişme bot tasarımları da bu kıçtan takma motorlardaki yenilikleri kullanarak, büyük boylara yöneldiler; kamaralı modellere de rastlamak mümkün.

İçten takma dizel motorlu teknelerde boyut büyüdükçe, seçilen motor güçlerinde eski zamanlara göre küçülme belirginleşiyor. En yaygın kullanılan tekne türü ‘trawler’ (kelime anlamı bir cins balıkçı) ama boyuna göre geniş, yüksek, ağır ve yavaş olmak gibi özellikleri var. Bunların çok ağır olanları var ve açık deniz, uzun menzil seyir amaçlı olarak tasarlanıyorlar. Biraz daha yaygın olanlarsa hafifletme gayretleriyle (özellikle de üst binalarda, karbon elyaf kullanılan kompozit yapılarla), motor gücüne bağlı olarak biraz daha süratli gidebiliyorlar. Son birkaç yıldır tekne türlerine yeni bir kelime daha girdi: ‘explorer’ (kaşif). Aslında yukarıda tanımlamaya çalıştığımız ‘trawler’la aynı genetik özellikleri taşıyorlar ama sahibini uzak diyarlara taşıyabilme gibi romantik ve maceracı bir yanları var.

Bu teknelerin tasarımında çok belirgin bir ortak özellik var: Baltabaş. Çünkü direnci ve yakıt tüketimini düşürmenin en kolay yolu su hattı boyunu uzatmak. Ayrıca aynı boyda su hattını uzatmak iç hacme de katkı sağlıyor. İlginç şekilde azami tekne boyu, 24 metrelik bir eşik olarak karşımıza çıkıyor. Tüm dünya bayraklarının kabulüyle 2021 yılı başından sonra yapımı başlayan 24 metre üzeri tüm tekne ve gemilerde (Nox) Azotoksitlerin kısıtlanması kabul edildi. Bu uygulama 500 groston üstü için 2016’dan beri uygulamada. Bugünkü teknolojide, dizel motorlara karadaki uygulamanın benzeri SCR (Selective Catalytic Reduction = Seçici Katalitik İndirgeme) ünitelerin eklenmesi gerekiyor. Sadece 130 kW altı motorlar bundan muaf, bu da ancak jeneratör seçiminde yardımcı olabiliyor.

Ayrıntıya girmeyeceğim ama henüz çok iyi oturmamış olsa da bu cihazlar ilave maliyet, ağırlık ve makine dairesi hacmi gibi yükler getiriyor. Dolayısıyla ilginç yöntemler kullanılarak, 23.99 m tekne kabukları tasarlanıp neredeyse 28-29 m boylara kadar ‘takıntılarla’ piyasaya sunuluyor. Çünkü CE kuralları böyle bir açık bırakmış.

Yelkenlilerde son yıllardaki aşırı geniş kıç ve yüksek borda akımı devam ediyor. Yelkenli katamaranlar oran olarak gelişmenin en açık olduğu tekne cinsi ancak yüksek teknolojiyi her safhasında kullanmak gerekiyor. En önemli konu da ağırlık kontrolü. Elektrik konusu fazlasıyla gündemde. ‘Çevreci’ ve ‘yeşil’ yaklaşımlar bolca dillendiriliyor. Ancak elektrik enerjisinin henüz sevk için kullanımının biraz erken olduğunu düşünüyorum. Gelecekte çok yaygın olacağını kabul ediyorum fakat akü teknolojisinin çok gelişmeye ihtiyacı var. Üstelik aküler daha ‘yeşil’ değil. Lityum akülerin kullanımı sevk için olmasa da jeneratörleri desteklemek amacıyla artmaya başladı; yerden ve ağırlıktan tasarruf edilse de maliyetleri oldukça yüksek. Güneş enerji (panellerinin) kullanımıysa maliyetlerinin göreceli olarak düşmesi ve verimlerinin artmasıyla iyice belirginleşti. Fakat düz gölgesiz yüzey ihtiyacı bazı tasarımlara engel teşkil ediyor.

The post Yat dünyasında neler oluyor? appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
XP Faktörü http://www.boatinternational.com.tr/xp-faktoru/ Tue, 19 Apr 2022 14:17:58 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7137 Alışılmadık bir dizi keşif teknesi, Numarine’in etkileyici bir iş çıkardığını kanıtladı. Risa Merl, Türk üreticinin yeni amiral gemisinin detaylarını öğrenmek için Cannes’daydı Bir süperyat söz konusu olduğunda dört metre kulağa pek fazla gibi gelmeyebilir ama Numarine’in XP serisinde kesinlikle büyük bir fark yaratıyor. Türk üreticinin son keşif yatı ürün gamından 37XP, daha küçük selefi 32XP […]

The post XP Faktörü appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Alışılmadık bir dizi keşif teknesi, Numarine’in etkileyici bir iş çıkardığını kanıtladı. Risa Merl, Türk üreticinin yeni amiral gemisinin detaylarını öğrenmek için Cannes’daydı

Bir süperyat söz konusu olduğunda dört metre kulağa pek fazla gibi gelmeyebilir ama Numarine’in XP serisinde kesinlikle büyük bir fark yaratıyor. Türk üreticinin son keşif yatı ürün gamından 37XP, daha küçük selefi 32XP ile aynı teknik platformu temel alarak yapıldı. Fazladan dört metre (tam olarak 4,47 metre) uzunluk, 37XP’nin iç hacmine 200 groston eklenmesine ve üç ana kamaralı bir yerleşimin yapılmasına yardımcı oldu. Üç kamaralı yerleşim planı, onu kullanmayı planlayan çok kuşaklı aileler için üretim özetinin en önemli parçasıydı. Alaia adını alan ilk 37XP, daha önce bir Numarine 32XP de dahil olmak üzere en az üç yatı olan bir Türk denizsever için üretildi.

Numarine kurucusu ve başkanı Ömer Malaz, tipik müşteri profillerinin ilk kez tekne sahibi olanlar olmadığını ifade ediyor. Alaia’nın sahibi, Türk tersanenin değerini hak eden bir tekne sunduğu için Numarine’i tercih ettiğini söylüyor. Ömer Malaz ise, “Türkiye’de işçilik maliyeti düşük. Bu sayede işçilikten tasarruf ettiğimizi, karbon fiber ya da daha iyi yalıtım gibi malzemelere kullanıyoruz” diyerek durumu özetliyor. Bunu söylerken, tam karbon T-top sayesinde iki ton tasarruf ettikleri kendi yatını gösteriyor.

Bu, Numarine’in keşif yatlarını üretme konusundaki yaklaşımını da ortaya koyuyor. XP ürün gamının geliştirilmesi 32XP ile 2016 yılında başladı. 22XP, 37XP ve 45XP ile evrimleşti. Numarine’in XP serisi için ana hedefi, denizde harika bir şekilde hareket eden ve genellikle daha büyük yatlarda bulunan zengin imkanlara sahip geniş ve konforlu deplasman yatları ürün gamı yaratmaktı. Yarı özel XP serisi, 32 ve 37’de olduğu gibi, paylaşılan teknik platformların genişletilebileceği veya düzenlenebileceği şekilde tasarlandı. 37XP’nin dış tasarımını ve genel düzenini gerçekleştiren tasarımcı Can Yalman, keşif serisi fikrinin farklı boyutlara kolayca aktarılabileceği ve anında tanınabileceği tekne tasarımlarıyla başladığını ifade ediyor. New York’taki Parsons Tasarım Okulu’nda endüstriyel tasarım geçmişine sahip olan Can Yalman, lansmanından bu yana Numarine ile birlikte çalışıyor.

Hatta tersanenin logosunu tasarlayan kişi de kendisi. Üreticinin performans yatları serisini tasarlamasının yanı sıra son dönemdeki keşif yatlarına da imza attı. Yalman, doğadan olduğu kadar diğer ulaşım aracı modellerinden de ilham alıyor. Tasarımcı, keşif serisinin “güçlü, sert ve sağlam görünen” bir deniz canlısına benzemesini istediğini söylüyor. Teknenin tanımlayıcı özellikleri arasında, mafsal pruvanın yanı sıra tam boy salon pencereleriyle ana güverte ana pencerelerini ayıran üst yapının ortasındaki X şekli gösterilebilir.
37, dış tasarım açısından bakıldığında, keşif serisi içerisinde tanınabilir bir marka kimliğini korumak adına 32’nin devamı olduğunu açıkça belli ediyor. Yine de aynı zamanda XP ürün gamında her bir ölçü için eşsiz detaylar da var. 37 daha uzun olduğu için çizgiler uzatılmış. Daha temiz ve daha sade hatları var. Bu da sağlam dış tasarıma bir zarafet katıyor.

Tasarımcı Can Yalman bu konuda detayları anlatmaya devam ediyor: “37XP’deki çizgiler, 32’nin sağlam görünümünün rafine edilmiş hali. Daha fazla uzunluğu vurgulayan yumuşak hatlara sahip. Güç ve zariflik arasında bir denge oluşturmak adına daha az kesintiler var. Ayrıca 37XP ile birlikte daha fazla cam dahi istedik.” 37XP, yan sürgülü kapılara sahip salonda, zeminden en üste, devasa pencerelere sahip. Ana güvertedeki tekne sahibi kamarasında da tam boy cam bulunuyor. Tek parça olmasıyla daha temiz bir görünüm elde ediliyor ve konuklara içeriden kesintisiz deniz manzarası sunuluyor.

Ömer Malaz gururlu bir şekilde, “Dış tasarımcımız tekne meraklısı” diyor. Ömer Malaz ve Can Yalman su üzerinde uzun yıllar geçirdi. Onların bu geçmişi elbette Numarine’in unsurlarının şekillenmesini sağlıyor. Ayrıca Can Yalman, dördüncü 32XP yatın dışında hepsinin iç tasarımıyla ilgilendi. Numarine, Alaia’nın sahibi için yapılan dördüncü üretimde bir iç mekan paketi oluşturmak için İtalyan tasarım stüdyosu Hot Lab ile anlaştı. Bu iş birliği, Hot Lab tarafından iki farklı iç tasarımla birlikte standart düzen sunulan 37XP’de de devam etti. 37 XP, sinema, daha büyük bir spor salonu ve hatta bir kır mutfağı gibi opsiyonlarla daha da kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca müşteriler, Alaia’nın sahibinin yaptığı gibi iç dekoru kendilerine uygun şekilde özelleştirebiliyorlar. Alaia için özel bir iç mekan yapmak, yatın üretiminin yaklaşık dört hafta uzamasına yol açtı.

Yazının devamı Boat International Türkiye şubat sayımızda.
Keyifli okumalar!

The post XP Faktörü appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
“Yolu takip eden değil, yolu açanız” http://www.boatinternational.com.tr/yolu-takip-eden-degil-yolu-acaniz/ Sat, 16 Apr 2022 09:00:00 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7127 Saat dünyasının buluşma noktası Cenevre’de sohbet etme şansı bulduğumuz İtalyan marka Panerai’nin CEO’su Jean Marc Pontroue öncelikle çok enerjik ve net bir yönetici. İtalyan markanın denizcilik serüvenini yakın takipte olan bir saatsever olarak fuarda da öncelikle bir Touch and Feel olarak adlandırılan seansa katılıp tüm yeni modelleri keşfettim. Ardından Pontroue ile fuar alanını gezdik, oldukça […]

The post “Yolu takip eden değil, yolu açanız” appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Saat dünyasının buluşma noktası Cenevre’de sohbet etme şansı bulduğumuz İtalyan marka Panerai’nin CEO’su Jean Marc Pontroue öncelikle çok enerjik ve net bir yönetici.

İtalyan markanın denizcilik serüvenini yakın takipte olan bir saatsever olarak fuarda da öncelikle bir Touch and Feel olarak adlandırılan seansa katılıp tüm yeni modelleri keşfettim. Ardından Pontroue ile fuar alanını gezdik, oldukça özel hazırlanmış ve ipadlerle tüm modellerin detaylarını önce takip ettiğimiz alanın ardından markanın geleceğini konuştuğumuzda ilk dikkatimi çeken markaya güveni oldu. Pandeminin saatçilik sektörüne etkileriyle başladığımız sohbette Pontroue, sektörün etkilendiğini fakat işlerin normalleştiğiyle söze başladı.“Oldukça zorlu bir yılı geride bıraktık, gerek üretim gerekse talep tarafında zorluklar oldu”, bunu daha önce deneyimlemedik. Nihayetinde burada yüz yüzde yapılan bir fuar bizi çok mutlu etti.

Öncelikle müşteri deneyimlerini dinledik, onlara kulak verdik 47 mm’lik kasa çapı yerine önce 42 sonra 44 mm’lik modellerimizle buradayız. Paneristi adındaki komunitemiz bizi bu konuda çok yönlendirdi, bolca onlara kulak verdik ve 44 mm’lik ideal saatimiz ortaya çıktı. Pontroue’ye Carbotech’i sordum, “ marka asker kökenli, denizci bir marka. 1997’de kurulduk daha 25 Yaşımızı yeni doldurduk.” Öncü olmak görevimiz. Özellikle büyük saatlerde, karakteristik özelliği olan saatler üretiyoruz. Saate uzaktan baktığınızda onun Panerai olduğunu anlamanız için tasarım detayları sunuyoruz.

Beş yıl içerisinde nerede olmak istiyorsunuz soruma da açık yüreklilikle “ gelecekteki 15 yılda da gurur duyacağımız modeller yapmak istiyoruz. Ben benden önceki yöneticilerin modelleriyle gurur duyuyorum, benden sonrakiler de bunlarla gurur duyacaklar”. Geleceğin modellerini şimdiden tasarlamanın mutluluğu yüzümdeki. Yeni tasarımlar, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilmiş kutular, kayışlar önemli, biz bunu diğer markalarla da paylaşmak istiyoruz hepsini davet ediyoruz, geri dönüşüm bizim için önemli.

Luna Rossa ve Brabus işbirliklerini soruyorum, “ çok önem veriyoruz, tekne dünyasına çok kıymet veriyoruz. Brabus ve Luna Rossa bize bunu sağladı. Brabus teknelerde bu logoyu görmek önemli. Yüzde yüz teknik bir işteyiz, saatler mekanik ve teknoloji göstergesi, dolayısıyla tekneler, denizcilik dünyası de bizim fokusumuz. Müşterilerimize sadık kalmak istiyoruz, tasarım stüdyomuz İtalya’da, üretimimiz İsviçre’de bunun artısını görüyoruz. Normal bir saat markası değiliz, kendi yolumuzu çiziyoruz. %95 çeliğimiz geri dönüştürülebilir, sürdürülebilir. Tüm modellerimizde daha çok böyle malzemeler kullanmaya devam edeceğiz. Tüm rekabet ettiğimiz markaları da bizi takip etmeye bekliyoruz, kopyalamak mümkün, esinlenmek bedava. Bunu birlikte başarabiliriz, bu bizim yeni iş modelimiz”.
Gelecek hafta da IWC tasarımcısı Christian Knoop ile olan söyleşimizden bahsedeceğim.

Yazı Volkan Demirkuşak

The post “Yolu takip eden değil, yolu açanız” appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
İtalyan rüzgarı http://www.boatinternational.com.tr/italyan-ruzgari/ Mon, 11 Apr 2022 12:59:17 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7105 Poltrona Frau yaşam alanlarını konforlu, estetik tasarımlarla zenginleştiriyor. Markanın yeni ürünleriyle tanışın Poltrona Frau, Pelle Frau marka derileriyle, iyi kalite ahşap ve mermerleri tasarımlarına uyum içinde yansıtıyor. 100 yılı aşan tasarım mirasında zanaat ve el işçiliği nesilden nesile aktarılırken, yüksek teknolojiyle gündemi yakalayan marka, uluslararası lüks dekorasyonda birçok yaşam alanında tercih ediliyor. Dünyaca ünlü tasarımcıların […]

The post İtalyan rüzgarı appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Poltrona Frau yaşam alanlarını konforlu, estetik tasarımlarla zenginleştiriyor. Markanın yeni ürünleriyle tanışın

Poltrona Frau, Pelle Frau marka derileriyle, iyi kalite ahşap ve mermerleri tasarımlarına uyum içinde yansıtıyor. 100 yılı aşan tasarım mirasında zanaat ve el işçiliği nesilden nesile aktarılırken, yüksek teknolojiyle gündemi yakalayan marka, uluslararası lüks dekorasyonda birçok yaşam alanında tercih ediliyor. Dünyaca ünlü tasarımcıların imzalarını taşıyan mobilyalardan oluşan koleksiyon, evlerdeki kişisel ve profesyonel ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra çok yönlü ve uzun ömürlü. 2021-2022 için hazırlanan ‘Take your time’ koleksiyonuysa, yaşam deneyimlerine dokunuyor ve evde geçirilen zamanı daha keyifli hale getirmeyi amaçlıyor.

Sadece iç tasarımla sınırlı kalmayan marka, bu yıl dış mekan meraklıları için de koleksiyona yenilikler ekledi. Milano Design Week kapsamında tanıtılan koleksiyon, mimarlar ve tasarımseverlerin dikkatini çekmeyi başardı hatta projelerde ve dış alanlarda tercih edilmeye başlandı bile. Pelle Frau derilerinin 73 farklı renk tonu geniş bir çeşitlilik sunarken, sofistike deri kanepeler, çalışma ve yaşam alanlarınıza İtalyan etkisi katma şansı sunuyor.
http://www.bms.com.tr/

The post İtalyan rüzgarı appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Bir doz V8 vitamini http://www.boatinternational.com.tr/bir-doz-v8-vitamini/ Thu, 07 Apr 2022 11:59:17 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7092 Sam Fortescue, Evo Yachts’ın yeni V8’ini çok yönlü bir günlük tekne haline getiren özellikleri inceliyor Erafıma bakıyorum. Evo V8’e binen tüm konuklar (birkaç gazeteci, tasarımcı ve PR ekibi), adeta hiçbir iletişim kurmadan teknenin plaj alanı ve çeşitli yerlerindeki rahat alanlarına konumlandılar. Ben de giriş seviyesinde dört dolgun minderden oluşan şık bir şezlonga uzanıyorum. Yuvarlak bir […]

The post Bir doz V8 vitamini appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Sam Fortescue, Evo Yachts’ın yeni V8’ini çok yönlü bir günlük tekne haline getiren özellikleri inceliyor

Erafıma bakıyorum. Evo V8’e binen tüm konuklar (birkaç gazeteci, tasarımcı ve PR ekibi), adeta hiçbir iletişim kurmadan teknenin plaj alanı ve çeşitli yerlerindeki rahat alanlarına konumlandılar. Ben de giriş seviyesinde dört dolgun minderden oluşan şık bir şezlonga uzanıyorum. Yuvarlak bir Dedon Nestrest koltuğuna PR ekibinden üç kişi oturuyor. Hepimiz teknenin görüntüsüyle büyülenmiş durumdayız. Bir çift Volvo Penta IPS 1350 motorundan güç alan tekne 16 knot hızla uçmaya başlıyor ve Cannes Körfezi’nin suyu, büyüleyici pürüzsüz bir tabaka halinde gövdenin altından çıkıyor. Ardından bunlar arkamızda yükselen köpüklü bir tepeye dönüşüyor.

Konuklardan biri merakla, “Daha önce tekne hareket halindeyken yüzme platformunda vakit geçirmek istemezdim ama bu farklı” diyor. Yine de V8 hakkında çığır açan ve yeni deneyimler sunan çok daha fazla şey var. V8, rekor dünya prömiyeri sayısına sahip Cannes Tekne Fuarı’nda dahi dikkat çekmeyi başarıyor. Bunun sebebi biraz da geniş açık güverte alanlarından kaynaklanıyor. Uzatılabilir arka kısmı, Evo’nun daha küçük R serisinde öne çıkan bir özellikti ve beach club’da eğlence alanı 25’ten 35 metrekareye çıkarıldı. Yani 24 metrenin hemen altında ve 7 metre genişlikteki teknede, çok fazla özellik sunuluyor.

Ama o büyük arka kısımdaki plaj alanını geçtikten sonra gerçekten tekne hakkında dikkatinizi çeken ilk şey, güverte alanını çevreleyen sportif Y kollu tasarıma sahip karbon ikiz dümen oluyor. Şirket içi tasarımcı Valerio Rivellini, “Yelken fikirleriyle başladım ve tıpkı bir yarış teknesinde olduğu gibi, taraf değiştirebilmeniz için koltukların arasından dümenden dümene geçiş imkanı sağladık. Bu denizcilikle ilgili başka bir his” diyor.

Kaptanımız ve Evo’nun üretim müdürü Paolo D’Orazio, adeta bunu kanıtlamak adına tekneyi bir dalgakıranın karmakarışık kayalarının yanındaki tehlikeli derecede dar bir rıhtımdan çıkarmak için sancak dümeninin yanındaki korumalıklara konumlanıyorlar. Gazı ve joystick’i rahatlıkla kullanıyor ve ardından dümeni Rivellini’ye bırakıyor. O da teknenin maksimum hızı olan 24 knot’a sorunsuz bir şekilde ulaşıyor. Tasarımcı Rivellini, saçlarında esen rüzgar ve önündeki iyi görüş açısıyla oldukça sakin görünüyor. Normalde PR ekibinden olan ama şimdi bir mürettebata dönen kişiye arkadaki camı biraz indirmesini söylüyor ve o da salondaki bir düğmeye basıyor. Cam sessizce inerek Rivellini’ye net bir görüş açısı sağlıyor ve memnuniyetle gülümsüyor.

Bununla birlikte isteyebileceğiniz tüm Garmin köprü üstü ekranlarıyla birlikte dahili bir dümen istasyonu da bulunuyor. Hatta üretim ekibinin “çatı katı” dedikleri yerde dördüncü bir istasyon dahi var. “Yukarıda mı?” diye şüpheli bir şekilde soruyorum. Çünkü bir çıkıntının ötesinde görünür bir oturma yeri, korkuluk ve hatta erişimi olmayan bir platforma bakıyorum. Rivellini dümeni bırakıyor ve başka bir düğmeye basıyor. Gizli bir merdiven, tavandan yumuşak bir şekilde iniyor. Ardından dört gömme şezlongla tamamlanan minimalist bir güneşlenme terasına tırmanıyoruz. Yan korkuluklarıysa geriye çekiyorsunuz ve kaldırdıktan sonra yerine oturtmanız yeterli oluyor.
Tasarımcı, alçak bir tik platformun önünde, neredeyse Buda gibi bağdaş kurup oturmuş. Bir düğmeye dokunulduğunda, bir Garmin ekranı ve alçak bir rüzgar deflektörü yukarı doğru geliyor. Ayrıca bir joystick ve gaz kelebeği de yavaşça ortaya çıkıyor. Rivellini, limanı bir yelkenli gibi sessizce geçmenin en güzel görüntüyü sunduğunu belirtiyor.

Motor çalışırken tam olarak sessiz değil ama bulunduğumuz yer sakin ve manzara rakipsiz. Bu, teknenin sunduğu birçok sürprizinden sadece birisi. Aynen büyük ön güvertedeki çıkarılabilir güneşlenme minderindeki ayak boşluğunun suyla doldurulup bir havuz olarak kullanılması gibi. Ya da alt güvertedeki üstü açılabilen tekne sahibi kamarasının cam kapılarla beach club’a bağlanması gibi. Başka bir düğmeye dokunduğunuzda cam kapılar geriye kayıyor; böylece kamarayı ve beach club’ı geniş bir arka güvertede bir araya getiriyor.

Bir anda deniz üzerinde özel bir teras elde etmiş gibi oluyorsunuz. Rivellini, bunu “Her zaman denizle temas halindeyiz” diye açıklıyor. V8 modeli, özellikle iç mekan söz konusu olduğunda, tersanenin önceki amiral gemisi 18 metrelik R6’ya göre büyük bir adımı temsil ediyor. V8’in büyük salonu, sade ve temiz tasarımıyla bir şaheser gibi. Tekne sahibinin kamarası da, genişliğin tamamını kullanarak her iki yanda cam panelleriyle adeta ışıkla yıkanan bir banyo ve giyinme alanından oluşuyor.

Daha fazla konuk kamarası için de yer var ve Evo kişiye özel yerleşim planlarını yapmaktan memnuniyet duyuyor. Şirketin Pazarlama Müdürü Angela Maisto, “Her yıl çok fazla tekne üretmemeye karar verdik çünkü her biri özel yapım” diyor. Yüzme platformundaki minderli şezlonguma geri döndüğümde, Evo’nun daha fazla sipariş için şimdiden aşama kaydeden görüşmelerde olduğunu öğrenmek beni pek şaşırtmıyor doğrusu.

The post Bir doz V8 vitamini appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Zeelander Z72 fiyortları keşfediyor http://www.boatinternational.com.tr/zeelander-z72-fiyortlari-kesfediyor/ Mon, 04 Apr 2022 13:28:24 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7084 Hollandalı üretici Zeelander’ın yeni modeli Z72, Norveç fiyortlarında seyre çıktı. Zeelander ile tanışmam ve ona olan beğenimin artasının üzerinden sanırım 7-8 yıl geçti. O dönem Mercedes tasarımcısı Gorden Wagener imzalı Silwer Arrow ile seyre çıkmak için Fransa’ya gitmemle başladı. Gözüme çarpan farklı tasarımdan sonra markanın boyutlarına göre pahalı bir o kadar da farklı olmasıydı. Marka, […]

The post Zeelander Z72 fiyortları keşfediyor appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Hollandalı üretici Zeelander’ın yeni modeli Z72, Norveç fiyortlarında seyre çıktı.

Zeelander ile tanışmam ve ona olan beğenimin artasının üzerinden sanırım 7-8 yıl geçti. O dönem Mercedes tasarımcısı Gorden Wagener imzalı Silwer Arrow ile seyre çıkmak için Fransa’ya gitmemle başladı. Gözüme çarpan farklı tasarımdan sonra markanın boyutlarına göre pahalı bir o kadar da farklı olmasıydı. Marka, bu hafta Norveç’te yeni modeliyle boy gösterdi. Norveç fiyortlarında seyre çıkan, Lugduno isimli tekne, 40 knots üzerindeki seyir hızı, 360 derece panoramik tasarımıyla tam bir seyir dostu. İsmini Romalılardan alan tekne ve sahipleri bu seyirden önemli notlarla gelecekler gibi. Hollandalı tasarımcı Cor D.Rover imzalı Z72 bir master kabin, iki misafir kabini ile bu seyirde ihtiyaçlara cevap vermeye hazır. Oldukça lüks tasarlanan iç mekan ve son dokunuşlarla birlikte Zeelander Z72 şık olduğu kadar da üç adet Volvo Penta 1350 IPS motoruyla da zorlu engelleri aşmada kararlı. Bu üç motor sayesinde 40 knots seyir hızına ulaşabilirken, seyirdeki zorlukların da üstesinden gelebilecek donanımları da barındırmış oluyor.

Yazı Volkan Demirkuşak

The post Zeelander Z72 fiyortları keşfediyor appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Artan ilgi seriyi büyütüyor http://www.boatinternational.com.tr/artan-ilgi-seriyi-buyutuyor/ Sat, 19 Mar 2022 10:59:16 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7020 İtalyan Rosetti Superyachts, 2021 Cannes Yachting Festival’da Emocean adlı motoryatı ile gördüğü ilgiyi bu kez serinin ikinci 38 metrelik Explorer’ı olan RSY 38m EXP modeli ile pekiştirmeye hazırlanıyor. Ağustos 2023’te teslim edilmesi planlanan yatın tasarım ve mühendisliğinde Sergio Cutolo, iç mekan yerleşiminde ise Burdisso Capponi Yachts and Design imzası yer alıyor.https://rosettisuperyachts.it

The post Artan ilgi seriyi büyütüyor appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
İtalyan Rosetti Superyachts, 2021 Cannes Yachting Festival’da Emocean adlı motoryatı ile gördüğü ilgiyi bu kez serinin ikinci 38 metrelik Explorer’ı olan RSY 38m EXP modeli ile pekiştirmeye hazırlanıyor.

HR RSY m Exp DM

Ağustos 2023’te teslim edilmesi planlanan yatın tasarım ve mühendisliğinde Sergio Cutolo, iç mekan yerleşiminde ise Burdisso Capponi Yachts and Design imzası yer alıyor.
https://rosettisuperyachts.it

The post Artan ilgi seriyi büyütüyor appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
Azimut ile seyir keyfi http://www.boatinternational.com.tr/azimut-ile-seyir-keyfi/ Wed, 16 Mar 2022 14:19:52 +0000 http://www.boatinternational.com.tr/?p=7008 İtalya’nın en büyük ve en ünlü tekne üreticilerinin başında gelen Azimut, marka imajı açısından oldukça yüksek bir konumda. Daha yakından tecrübe etmek için Azimut 53 ve 68 Fly ile seyre çıkıyoruz Azimut özellikle Türkiye’de ciddi bilinirliği olan bir marka. Markalaşma konusunda her zaman belirttiğim gibi, tutarlılık, dayanıklılık, iyi marka bilinirliği oluşturma, kaliteli ve iyi hizmet […]

The post Azimut ile seyir keyfi appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>
İtalya’nın en büyük ve en ünlü tekne üreticilerinin başında gelen Azimut, marka imajı açısından oldukça yüksek bir konumda. Daha yakından tecrübe etmek için Azimut 53 ve 68 Fly ile seyre çıkıyoruz

Azimut özellikle Türkiye’de ciddi bilinirliği olan bir marka. Markalaşma konusunda her zaman belirttiğim gibi, tutarlılık, dayanıklılık, iyi marka bilinirliği oluşturma, kaliteli ve iyi hizmet gibi pek çok nokta var. Artık bunlara bir de satış sonrası eklendi ki pek çok sektörde ürünü satmaktan daha çok önem veriliyor. Düşünün elinizde ürününüze milyonlarca Euro para ödeyebilecek müşteri listeniz var ama elinizdeki ürün sizi mahcup etmekte kararlı. Dolayısıyla markalar itibar oluşturmada satış kadar satış sonrasına da önem veriyorlar. Böyle bir girizgah yaptıktan sonra tekrar konumuzun özüne, teknelere dönüyoruz. Bu hafta size Azimut’un iki modelinden bahsedeceğim ki ikisinin de seyrine çıkma şansım oldu. Karina Marine bünyesinde bulunan Azimut Türkiye davetiyle önce model gamının en küçük flybridgle teknesi 53’ün havuzluğuna geliyorum. Yüzme platformundan tekneye çıkmak kolay, havuzluk yeterli, iç mekanda kullanılan malzemeler ve kalitesi insanı mutlu eden cinsten ki bence burada bir detay daha var, cam yüzeylerin büyüklüğü. Teknelerde hep bahsettiğim, iç mekana gelir gelmez denizle bütünleşme hissi.

Yüksek tekneler insanları daha mutlu ediyor ki53 Fly bu konuda oldukça başarılı. Volvo IPS 725 HP’lik çift makineyle seyre başlıyoruz. İtalyan tasarımcı Alberto Mancini dokunuşları gövdede kendini hissettiriyor. Esasında 53 rahatlıkla kendi kendinize kullanabileceğiniz bir tekne. Yani denizcilikten anlayan eşiniz, arkadaşınız ya da tek gemici işinizi fazlasıyla görecektir. 53 feet bir tekneden beklenen boyutlar, iç mekanda ergonomi, bolca saklama alanı, yeterli bir mutfak alan, flybridge’deki oturma alanları teknenin konforuna katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra üç kamaralı yapısı ve konforlu master ve VIP kamaralarıyla da hem tekne sahibine hem de konuklara keyifli bir tatil vadediyor. Dümene geçtiğimde ilk hissettiğim başarılı manevra kabiliyeti oldu. Sessiz ve verimli motorlar özellikle 15- 20 knot seyir hızlarında tekneyi en verimli halde seyrettiriyor. Tabii flybridge’den kullanmak da ayrı bir keyif. Başlangıç fiyatının 1.1 milyon Euro civarında olduğunu ve opsiyonlarla 1.5 milyon Euro’lara ilerlendiğini de not edelim.

Azimut 68 Fly
Bir günde iki yıldız tekneyle seyre çıkmak her zaman kısmet olmaz derler. 53 ile başladığımız seyre yaklaşık 21 metreyi bulan boyutlarıyla 68 Fly’da devam ediyoruz. Öncelikle ikisini karşılaştırmak ciddi haksızlık. Aralarındaki dört metreyi aşkın boyut farkı iç mekanda bir başka hissettiriyor. 68 Fly’ın iç mekanında ilk göze çarpan genişlik. Yaklaşık 5,25 metrelik genişlik, bir Mercedes-Benz S Serisi uzunluğu olarak da değerlendirilebilir. Dolayısıyla dev bir havuzluk, elektrikli suya inip çıkabilen yüzme platformu, yine elektrikli pasarella gibi donanımlarla ben konfor odaklıyım diyor.

Altı kişinin keyifle oturabildiği havuzluk kısmından teknenin içine doğru süzüldüğümüzde, iskele tarafa konumlandırılma opsiyonu bulunan mutfak ya da kapalı mutfak alternatifleri olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Benim tercihim kapalı mutfak. Hem iskele hem de sancak tarafta bir evin oturma odasını rahatlıkla dolduracak mobilyalarla keyif yaparken, yine Mancini imzalı dev cam yüzeylerden denizin yansımalarını elektrikli açılan televizyonunuzda hissetmek de ayrı bir keyif olsa gerek. Yansıma çoksa camları örtebilirsiniz, ama bunu kim ister.

Havuzluktan dümen mahaline doğru ilerlerken yine iskele tarafında altı kişinin rahatlıkla iç mekanda yemek yiyebileceği açılır kapanır bir masa var. 1000 HP’lik çift IPS Volvo makineyle maksimum 32 knot seyir hızına çıkabilen 68’de dümendeyken 27 gördüm. Hızlanma ve tork konusunda kendini hissettiriyor. Aynı anda tüketimdeki azalışı gösteren multimedya ekranı içimi biraz cız ettirdi doğrusu. Dümen mahalinin hemen yanında açılır bir kapıyla dışarı çıkmak kolay, baş kısımda güneşlenme alanları, katlanır koltuklar, altı kişiye rahatlıkla konfor sunulabilecek bir alan var. Bolca saklama alanı, tik kaplı malzemeler hoş gözüküyor.

Yukarı Flybridge’e çıktığımda, yine büyük bir oturma alanı, katlanır tavan, dümen mahali, fırın ve evyeden oluşan bir kombinasyon karşılıyor beni. Fiyatı yaklaşık 2.2 milyon Euro bandında olan bir tekneden beklediğim konfor bu. Karbon kullanımın arttığı gövde hem daha rijit, hem daha hafif. İç mekandaki multimedya donanımlarının artmış olması telefon ve günümüz dünyasına uyumlu. Dört kamaradan master, gerçekten çok özel. VIP ve asimetrik çift ranzalı kamaralarda konforu artıran ve tatili sevdiklerinizle mutlu geçirmenizi sağlayacak detaylardan. Kısacası Azimut büyüğü ve küçüğüyle, rüyaları süslemeye devam ediyor.

Yazı Volkan Demirkuşak

The post Azimut ile seyir keyfi appeared first on BOAT International Türkiye.

]]>